ehlibeyt.com http://www.ehlibeyt.com ehlibeyt.com rss kaynağında yeni içerikler öncelikli sergilenmektedir. tr ehlibeyt.com http://www.ehlibeyt.com temalar/tr/resimler/logo.png 420 140 HZ. EBU TALİB / ASHABIN HZ. EBU TÂLİB'İN İMANINA ŞAHİTLİĞİ http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=12&altkategorino=24&icerikno=463 <p>Bir adam Hz. Ali'nin yanında Ebu Tâlib hakkında çirkin bir it-<br /> hamda bulundu, Hz. Ali öfkelenerek şöyle buyurdu: <br /> <br /> "Sus! Allah ağzını kırsın. Muhammed'i Peygamber olarak gön-<br /> deren Allah'a yemin ederim ki, eğer babam (Ebu Tâlib) yeryüzün-<br /> deki bütün günahkârlara şefaat etmek isterse, Allah onun şefaatini <br /> kabul eder."1413 <br /> <br /> Başka bir yerde ise Hz. Ali şöyle der: <br /> <br /> "Allah'a and olsun ki, Ebu Tâlib Abdulmenaf b. Abdulmuttalib <br /> mü'min ve Müslüman idi. Kureyş kâfirleri Haşimoğulları'na düş-<br /> manlık etmesinler diye imanını gizliyordu." 1414</p> HZ. FÂTIMÂ / EHL-İ BEYT'İN YÜCE ALLAH KATINDAKİ KIYMETİ KUR'AN-I KERİM'DE EHL-İ BEYT / 1 http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=462 <p>Bu konuda Mübahele ayeti (Âl-i İmran: 61), Ebrar ayetleri (İn-<br /> san: 11-12), Tathir ayeti (Ahzab: 33), Meveddet ayeti (Şûra: 23)<br /> incelenecektir.<br /> <br /> 1- MÜBAHELE AYETİ<br /> <br /> "Artık Sana gelen bunca ilimden sonra onun hakkında Seninle<br /> çekişip tartışmalara girişirlerse, de ki: Gelin, oğullarımızı ve oğul-<br /> larınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım, biz bizzat gele-<br /> lim, siz de gelin. Ondan sonra karşılıklı lanetleşelim de Allah'ın<br /> laneti yalan söyleyenlerin üstüne olsun."267<br /> <br /> Sünni eserlerden, Hariciler de dahil olmak üzere tüm İslam<br /> mezhepleri Resulüllah (s.a.v.)'in Necran hıristiyanları ile mubahe-<br /> leye giderken yanında sadece Hz. Fâtımâ (a.s.), Hz. Ali (a.s.), Hz.<br /> Hüseyin (a.s.) ve Hz. Hasan (a.s.)'ın bulunduğu noktasında hem<br /> fikirdir.268</p> HZ. FÂTIMÂ / HZ. FÂTIMÂ, HZ. ALİ, HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN RESULÜLLAH'IN EHL-İ BEYT'İDİR http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=461 <p>Bugün Resulüllah (s.a.v.)'in Ehl-i Beyt'i üzerinde müthiş bir <br /> karartma vardır. İslam'ı ve sünneti anlamada tek önder olan Ehl-i <br /> Beyt'i devre dışı bırakmak, aslında Resulüllah (s.a.v.)'i devre dışı <br /> bırakmak demektir. <br /> <br /> Ehl-i Beyt Kur'an-ı Kerim'de pek çok ayette ve Resulüllah'ın <br /> hadislerinde övülmüş, önemine dikkat çekilmiştir. <br /> <br /> Ehl-i Beyt kelime anlamı olarak "ev halkı" mânâsına gelse de, <br /> Kur'an ve hadislerde kullanılan mânâsı dikkate alındığında, Re-<br /> sulüllah (s.a.v.)'e en yakın olanlar, O'nun mahremini paylaşanlar <br /> anlamındadır. <br /> <br /> Hz. Fâtımâ (a.s.), Hz. Ali (a.s.), Hz. Hasan (a.s.) ve Hz. Hüseyin <br /> (a.s.) gerçekten de Resulüllah (s.a.v.)'in hayatı boyunca en yakın-<br /> ları olmuştur.</p> HZ. FÂTIMÂ / EHL-İ BEYT VE GÖZBEBEKLERİ HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN'İN DÜNYAYI TEŞRİFLERİ http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=460 <p>1- Hz. Ali (a.s.) buyurdu ki: <br /> <br /> "Hasan doğduğunda adını Harb verdim. Peygamber (s.a.v.) ya-<br /> nımıza gelip buyurdu ki:<br /> <br /> 'Bana oğlumu gösteriniz. O'na ne adını verdiniz?'<br /> <br /> Ben dedim ki: 'Adını Harb verdim.' <br /> <br /> Resulüllah (s.a.v.) buyurdu ki: 'Hayır bu ad O'nun ismi değildir. <br /> O'nun adı Hasan'dır.'<br /> <br /> Hüseyin (a.s.) doğduğunda da adını Harb verdim. Peygamber <br /> (s.a.v.) bize gelip buyurdu ki: 'Bana oğlumu gösteriniz. Oğluma ne <br /> adını verdiniz?' </p> HZ. FÂTIMÂ / RESULÜLLAH EN ÇOK SEVDİĞİ İKİ KİŞİNİN DARGINLIĞINA DAYANAMAZDI http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=459 <p>1- Hz. Ali (a.s.) ile Hz. Fâtımâ arasında bir tartışma olmuştu. Bu <br /> tartışmadan hemen sonra Allah Resulü (s.a.v.) onların ziyaretine <br /> gelmişti. O'na bir şey belli etmemeye çalışıyorlardı.<br /> <br /> Peygamber Efendimiz (s.a.v.) için bir sergi serdiler. Allah Re-<br /> sulü (s.a.v.) o sergiye uzandı. O sırada Hz. Fâtımâ (a.s.) Babasına <br /> sığınırcasına Allah Resulü'nün (s.a.v.) yanına sokuldu. O'nu gören <br /> Hz. Ali (a.s.) da diğer yanına sokuldu. <br /> <br /> İkisi arasında bir kırgınlık olduğunu hisseden Allah Resulü <br /> (s.a.v.), Hz. Ali (a.s.)'ın elini tutarak göğsünün üzerine koydu. Hz. <br /> Ali (a.s.) ile Hz. Fâtımâ (a.s.)'ı barıştırıncaya kadar öylece kaldı.</p> HZ. FÂTIMÂ / HZ. ALİ'NİN YANINDA ANLAYIŞLI EŞ: HZ. FÂTIMÂ / 2 http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=458 <p>3- İki şefkatli eş olan Hz. Ali (a.s.) ile Hz. Fâtımâ (a.s.) evin iş-<br /> lerini kendi aralarında taksim ettiler. Hz. Fâtımâ (a.s.) evin içinde-<br /> ki; yani hamur yapmak, ekmek pişirmek, evi süpürmek gibi işleri <br /> yapmayı üstlendi. Hz. Ali (a.s.) da odun getirmek ve yiyecek temin <br /> etmek gibi evin dışındaki işleri üstlendi. <br /> <br /> Bir gün Hz. Ali (a.s.) Hz. Fâtımâ (a.s.)'a şöyle dedi: <br /> <br /> "Ya Fâtımâ, evde yiyecek bir şey var mı?"<br /> <br /> Hz. Fâtımâ (a.s.): "Hayır! Allah'a and olsun ki, üç gündür ço-<br /> cuklarım Hasan ve Hüseyin açtırlar. Kendim de bir şey yemedim."<br /> <br /> Hz. Ali (a.s.): "Neden Bana söylemedin?"<br /> <br /> Hz. Fâtımâ (a.s.): "Babam Resulüllah (s.a.v.), sizden bir şey is-<br /> tememi nehyetmiştir ve buyurmuştur ki: Amcaoğlundan asla bir <br /> şey isteme. Bir şey getirdiğinde al, aksi takdirde O'ndan bir şey <br /> isteme!"</p> HZ. FÂTIMÂ / HZ. ALİ'NİN YANINDA ANLAYIŞLI EŞ: HZ. FÂTIMÂ / 1 http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=457 <p>Hz. Fâtımâ (a.s.) İslam davasına hizmet eden bir mücahit, bir <br /> mürebbiye olduğu halde; bir kadın olduğunu hiçbir zaman unut-<br /> mamıştır. <br /> <br /> Bir kadın olarak eşine hizmetini aksatmamış, O'nun eksiklerini <br /> kapamış, zor anlarında göğsünü yasladığı bir sığınak olmuştur.<br /> Sakife toplantısının ardından yaşananlar bölümünde okuyaca-<br /> ğınız gibi, eşi, herkesin karşısında titrediği bir kahraman olduğu <br /> halde, O, eşini kendisini siper ederek müdafaa etmiştir. Öyle ki bu <br /> savunmayı canı pahasına yapmış, aldığı darbeler neticesi bir daha <br /> eski sağlığına kavuşamamış ve rıhletine sebep olmuştur. <br /> <br /> Haksızlık karşısında sonuna kadar mücadele ettiğini ileriki bö-<br /> lümlerde göreceğiz. Ancak bu kadar celalli bir yapıya sahip olma-<br /> sına rağmen, eşinin bir sözü ile sakinleşebiliyor, O'nun dediğine <br /> teslim olmasını da biliyordu. </p> HZ. FÂTIMÂ / HZ. FÂTIMÂ'NIN HZ. ALİ İLE EVLİLİK HAYATI HZ. FÂTIMÂ EV İŞLERİ İLE BİZZAT İLGİLENİRDİ http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=456 <p>Bu bölümde Hz. Fâtımâ'nın eşine olan hizmeti, çocuklarına olan <br /> ilgisi ve evine bağlılığını işleyeceğiz. <br /> <br /> Hangi kaynağa bakarsanız bakın tamamında Hz. Fâtımâ'nın <br /> evinin işleri ile bizzat bilgisi yer alır. O devirde köle çalıştırmak, <br /> cariye almak son derece olağan iken, bizzat Resulüllah (s.a.v.)'in <br /> ikazları ile evin ihtiyaçları ile Hz. Fâtımâ meşgul olmuştur.<br /> <br /> 1- Hz. Fâtımâ şöyle der: <br /> <br /> "Resulüllah (s.a.v.)'in Beni erkeklere özgü görevleri üstlenmek-<br /> ten muaf tutmasından dolayı ne kadar sevindiğimi ancak Allah <br /> bilir."252 <br /> <br /> 2- İmam Câfer Sâdık (a.s.)'ın şöyle dediği rivayet edilir: <br /> "Emir'ül-mü'minin eve odun, su getirir ve evi süpürürdü. Fâtımâ <br /> (a.s.) da buğday öğütür, hamur yoğurur ve ekmek pişirirdi.").253 </p> HZ. FÂTIMÂ / HZ. FÂTIMÂ'NIN EŞİ OLARAK HZ. ALİ / 4 http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=455 <p>O iki söz, 'Allah'tan gayri bir ma'budun olmadığına ve Benim <br /> de O'nun elçisi olduğuma şehadet getirmektir.' <br /> <br /> Her kim bu konuda (herkesten önce) Benim davetime icabet eder <br /> ve bu risâleti gerçekleştirmemde Bana yardımcı olursa Benim kar-<br /> deşim, vasim, vezirim, varisim ve Benden sonra halifem olacaktır." <br /> <br /> O mecliste hazır bulunanlardan, on yaşında olan Hz. Ali <br /> (a.s.)'dan başka hiç kimse cevap vermedi. Resulüllah (s.a.v.) bu <br /> sözü üç kez tekrarladı. Her üç defasında da Hz. Ali (a.s.)'dan başka <br /> O'nun davetini kabul eden olmadı. <br /> <br /> Bunun üzerine Resulüllah (s.a.v.) orada hazır olan cemaate şöyle <br /> buyurdular: "Bu (Ali), sizin aranızda Benim kardeşim, vasim ve <br /> halifemdir."242<br /> <br /> 19- Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır:<br /> <br /> "Ali (a.s.) Kur'an iledir. Kur'an da Ali iledir. Bunlar Kevser ha-<br /> vuzunun başında Bana gelinceye dek birbirlerinden ayrılmazlar." 243</p> HZ. FÂTIMÂ / HZ. FÂTIMÂ'NIN EŞİ OLARAK HZ. ALİ / 3 http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=454 <p>13- Resulüllah (s.a.v.) İmam Ali'nin halkın arasındaki yerini <br /> şöyle anlatmıştır:<br /> <br /> "Ya Ali! Halk arasındaki misalin, Kur'an'daki "Kul hüvallahü <br /> Ehad" (İhlas) Sûresi'ne benzer; kim onu bir defa okursa, âdeta <br /> Kur'an'ın üçte birini okumuştur; kim onu iki defa okursa, âdeta <br /> Kur'an'ın üçte ikisini okumuştur; kim onu üç defa okursa, âdeta <br /> Kur'an'ın hepsini okumuştur. <br /> <br /> Ya Ali! Sen de böylesin! Kim Seni kalbiyle severse, imanın üçte <br /> birini elde etmiştir; kim kalbi ve diliyle Seni severse imanın üçte <br /> ikisini elde etmiştir; kim Seni kalbi, dili ve eliyle severse imanın <br /> hepsini elde etmiştir. <br /> <br /> Beni hak olarak peygamber gönderen Allah'a and olsun ki, eğer <br /> yeryüzünün ehli, gök ehli gibi Seni sevmiş olsa idi, Allah onlardan <br /> bir kişiyi bile ateşle azap etmezdi."239 </p> HZ. FÂTIMÂ / HZ. FÂTIMÂ'NIN EŞİ OLARAK HZ. ALİ / 2 http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=453 <p>4- Şiilerin önemli kaynağı Bihar'ül-Envar'dan: <br /> İmam Sâdık (a.s.)'dan nakledilen bir hadiste şöyle geçer: <br /> <br /> "Allah-u Teala Resulüne şöyle vahyetti: Fâtımâ'ya de ki: Ali'ye <br /> itaatsizlik etme çünkü O gazaplanırsa, Ben de O'nun gazabı için <br /> gazaplanırım."233 <br /> <br /> 5- Amr b. Sa'd b. Ebi Vakkas'dan nakletmektedir: <br /> <br /> Muaviye Sa'd'a şöyle dedi: "Niçin sen Ali'ye sövmüyorsun?" <br /> <br /> Sa'd şöyle cevap verdi: "Ben Peygamberin (s.a.v.) Ali (a.s.) <br /> hakkında buyurduğu üç sözünü unutamadığım sürece Ali (a.s.)'a <br /> sövmeyeceğim. Bu sözlerden birinin dahi Benim hakkımda söy-<br /> lenmiş olmasını, dünyanın en iyi nimetlerine sahip olmaktan daha <br /> çok isterdim." </p> HZ. FÂTIMÂ / HZ. FÂTIMÂ'NIN EŞİ OLARAK HZ. ALİ / 1 http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=452 <p>Hz. Fâtımâ, Resulüllah (s.a.v.)'in pek çok hadisiyle sabittir ki, <br /> dünya kadınlarının en üstünü olma şerefine mazhar olmuştur. İlahi <br /> bir emirle evlendiği eşi Hz. Ali (a.s.) da insanlık âlemi içinde O'na <br /> denk olan tek erkektir. <br /> <br /> 1- Peygamber (s.a.v.) buyurdular ki:<br /> <br /> "Ali olmasaydı, Fâtımâ'ya layık bir eş bulunmazdı." 226<br /> <br /> 2- Abdullah bin Abbas (r.a.) buyuruyorlar ki:<br /> <br /> "Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hz. Ali (a.s.) ile Fâtımâ-i <br /> Zehra (a.s.)'ın yanlarına geldikleri zaman onlar birbirleri ile konu-<br /> şup gülüşüyorlardı. Peygamberimizi (s.a.v.) görünce konuşmayı ve <br /> gülmeyi bıraktılar.</p> HZ. FÂTIMÂ / EVLİLİK TARİHİ http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=451 <p>Meclisî (r.a.) şöyle yazıyor: "Fâtımâ (a.s.) ve Ali (a.s.)'ın nikah <br /> akdi Ramazan ayında okundu ve Zilhicce'nin birinde veya altısın-<br /> da da evlenme merasimi düzenlendi."221<br /> <br /> Ehl-i Beyt kaynaklarının ittifakı ile, Hz. Fâtımâ'nın (a.s.) Hz. <br /> Ali (a.s.) ile evlenmesi Müslümanların Bedir savaşından zaferle <br /> dönmelerinin hemen sonrası olarak ifade edilir. <br /> <br /> "Hicretin 2. yılında Safer ayında Cuma günü Fâtımâ-i Zehra ile <br /> Hz. Ali (a.s.)'ın nikahları Allah'ın emri ile kıyılmıştır. Hz. Fâtımâ-i <br /> Zehra (a.s.) o zaman 15.5 yaşında, Hz. Ali (a.s.) ise tam 21 yaşında <br /> idi. Yine aynı yılda düğünleri yapılmıştır."222 </p> HZ. FÂTIMÂ / RESULÜLLAH DÜĞÜN GECESİNİN SABAHINDA TEKRAR ZİYARETTE BULUNMUŞTUR http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=450 <p>"Evlendiklerinin ertesi günü Resulüllah onların evlerine gitmiş, <br /> selam verip izin aldıktan sonra içeri girmişti. Rivayetin devamında <br /> Resulüllah (s.a.v.)'in onlara şöyle dua ettiği yer alır: Allah'ım! Bu <br /> ikisinin dağınık işlerini bir araya getir, gönüllerine ülfet ver, onları <br /> ve soylarını Naim cennetinin varisleri kıl, onlara tertemiz ve müba-<br /> rek bir soy bağışla, nesline bereket ver, onları, Senin emrinle insan-<br /> ları buyruklarına itaat etmeye hidayet eden ve Senin razı olduğuna <br /> emredenlerden karar kıl." 217<br /> <br /> "... sonra Ali (a.s.)'a sordu: 'Eşini nasıl buldun?' Ali (a.s.): <br /> <br /> 'Allah'a itaat hususunda en güzel yardımcıdır' dedi. Aynı soruyu <br /> Fâtımâ (a.s.)'a sordu. Fâtımâ (a.s.) şu cevabı verdi: Hayırlı bir ko-<br /> cadır." 218</p> HZ. FÂTIMÂ / HZ. HATİCE DÜĞÜN GECESİNDE DE ANILMIŞTI http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=449 <p>Peygamberimiz Hz. Fâtımâ ve Hz. Ali'nin yanından çıkacağı sı-<br /> rada bir kadının içeride olduğunu gördü. Dedi ki: "Kimsin?" Dedi <br /> ki: "Esma", dedi ki: "Çıkmanı emretmedim mi?" Esma diyor ki: <br /> <br /> "Evet, ya Resulallah. Anam babam Sana feda olsun. Benim ama-<br /> cım Senin emrine karşı çıkmak değildir. Fakat ben Hatice'ye bir <br /> söz vermiştim. Hatice ölüm döşeğindeyken ağladı. O'na, 'Dünya <br /> kadınlarının efendisi ve Peygamberin (s.a.v.) eşi olduğun, Hz. <br /> Peygamber (s.a.v.) tarafından cennetle müjdelendiğin halde ağlı-<br /> yor musun?' dedim. Dedi ki: 'Bunun için ağlamıyorum. Fakat zifaf <br /> gecesi bir kadın sırlarını açacağı başka bir kadına ihtiyaç duyar. <br /> <br /> İhtiyaçlarını gidermek için ondan yardım ister. Fâtımâ henüz ço-<br /> cuk denecek yaştadır. Zifaf gecesinde O'na yardım edecek birinin <br /> bulunmamasından korkuyorum.' Dedim ki: 'Ey efendim, Sana söz <br /> veriyorum. Eğer o zamana kadar yaşarsam, Senin yerine bu görevi <br /> üstleneceğim.'</p> HZ. FÂTIMÂ / HZ. FÂTIMÂ İÇİN HAZIRLANAN DÜĞÜN ODASI / 2 http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=448 <p>Peygamberimiz abdest aldı ve suyun üzerine ağzından sular <br /> serpti ve: "Gel kızım, önümde dur" dedi, Hz. Fâtımâ da gelip dur-<br /> du. Peygamberimiz (s.a.v.) o suyun bir kısmını Hz. Fâtımâ'nın ön <br /> tarafına diğer kısmını da arka tarafına yere döktükten sonra:<br /> <br /> "Allah'ım! O'nu ve neslini şeytanın kötülüklerinden Sana ıs-<br /> marlarım" diyerek dua buyurdu. Sonra da Hz. Ali'den su istedi. <br /> <br /> Aynen Hz. Ali'nin ön ve arka taraflarına suyu yere döktükten son-<br /> ra: "Allah'ım! O'nu ve neslini şeytanın kötülüklerinden Sana ıs-<br /> marlarım. Allah'ın adı ve bereketi ile ailenin yanına git" diye O'na <br /> da dua buyurdu. Sonra mübarek ellerini kaldırdı: "Allah'ım! Onla-<br /> rı ve nikahlarını mübarek eyle" buyurdu. Euzu besmele ile İhlas-ı <br /> Şerif'i, Felak ve Nas sûrelerini okuyup geri döndüler. <br /> <br /> Bir rivayete göre de, "Allah'ım! Onların nikahını mübarek eyle, <br /> onlara ve hatta onlardan gelecek nesillere de ilahi bereketlerini bol <br /> ve geniş kıl" buyurmuşlardır.211</p> HZ. FÂTIMÂ / HZ. FÂTIMÂ İÇİN HAZIRLANAN DÜĞÜN ODASI / 1 http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=447 <p>Resulüllah (s.a.v.) düğün gecesi için, bazı rivayetlerde Ümmü <br /> Seleme'nin odasının hazırlanmasını emretmişti.204 <br /> <br /> Hanımlarından Hz. Aişe ve Ümmü Seleme'ye (r.anhüma): "Gi-<br /> diniz, amcamoğlu Ali b. Ebi Tâlib'in evinin tabanına kum döşeyi-<br /> niz, sonra da Fâtımâ'yı süsleyip donatınız" diye emir buyurdular. <br /> <br /> Diğer bazı rivayetlere göre ise, Hz. Ali'ye kendisine bir ev tut-<br /> masını emretmişti. Düğün için bu evi hazırladılar.205 <br /> <br /> Onlar da Bahta'dan ince kum getirip evinin tabanının iyice <br /> döşediler. <br /> <br /> Hz. Aişe diyor ki: "Hz. Ali'nin evinde iki döşek vardı. İçleri katı <br /> katı lifle dolu idi. Biz Ümmü Seleme ile onları kendi ellerimizle <br /> güzelce dikleyip kabarttık ve evin bir tarafına güzel bir yatak ha-<br /> zırladık. Sofrayı da güzelce tertipleyip tamamladık. Hz. Fâtımâ'nın <br /> zahmet ve külfetten, israf ve ölçüsüzlükten uzak, bereket dolu dü-<br /> ğünü gibi mütevazı ve samimi hiçbir düğün görmedim." 206</p> HZ. FÂTIMÂ / HZ. FÂTIMÂ İLE HZ. ALİ'NİN DÜĞÜN GECESİ / 2 http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=446 <p>Peygamber (s.a.v.) Efendimiz cevaben: "Evet, bugün düğünü-<br /> nüz inşallah olacaktır" deyince Benim içimde bir heyecan ve se-<br /> vinç meydana geldi.<br /> <br /> Bunun üzerine benim zırhımın bedelinden Ümmü Seleme'ye <br /> (r.anha) bıraktığı paradan 10 dirhem gümüşü ondan istedi, alıp <br /> Bana verdi ve: "Ya Ali! Bu parayı al git, biraz hurma, biraz tereya-<br /> ğı, biraz da süzülmüş yoğurt al" buyurdular. <br /> <br /> Ben de gittim, çarşıdan bunların hepsini aldım ve Hz. Peygam-<br /> berin huzuruna getirdim, Ulu Peygamber bizzat kollarını sıvadı, <br /> bir sofra getirdiler, üzerinde hurma ve tereyağını mübarek elleri <br /> ile ezip yoğurdular. Sonra "keş" dedikleri o yoğurtla karıştırdı ki, <br /> buna da "hays" derler. Onu güzelce bir tepsiye koydu ve sofranın <br /> etrafına parça parça arpa ekmekleri dizdi.</p> HZ. FÂTIMÂ / HZ. FÂTIMÂ İLE HZ. ALİ'NİN DÜĞÜN GECESİ / 1 http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=445 <p>Nikah kıyıldıktan hemen sonra düğün yapılmamıştır. Hz. Ali'nin <br /> rivayetlerine göre yaklaşık bir ay Hz. Fâtımâ Baba evinde kalmaya <br /> devam etmiştir. <br /> <br /> Hz. Fâtımâ ile Hz. Ali'nin düğünleri hicretin 2. yılında Zilhic-<br /> ce ayında gerçekleşti. O tarihte Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hz. <br /> Aişe'yi nikahlayalı 4.5 ay olmuştu.<br /> <br /> Bu süre içinde Hz. Ali (a.s.)'ın kardeşi Akil ile arasında şu ko-<br /> nuşma geçmiştir: <br /> <br /> Hz. Ali (r.a.) buyuruyor ki: <br /> <br /> Fâtımâ-i Zehra ile nikahım kıyıldıktan sonra epey bir müddet <br /> utandığımdan Resulüllah (s.a.v.)'in yüksek huzuruna varamamış <br /> ve yüzüne bakamamıştım. Bir gün kardeşim Akil b. Ebi Tâlib <br /> Bana gelerek dedi ki: "Kardeşim Ali! Ben anamız Fâtımâ bint-ü <br /> Esed'den doğdum doğalı, senin Fâtımâ-i Zehra ile nikahlanışına <br /> sevindiğim kadar hiçbir zaman hiçbir şeye sevinmemişimdir. Fa-<br /> kat henüz düğününüz olmadı. Eğer bunu görürsem artık gözüm <br /> açık gitmeyecektir."</p> HZ. FÂTIMÂ / HZ. FÂTIMÂ'NIN ÇEYİZİ http://www.ehlibeyt.com/icerikler.php?kategorino=6&altkategorino=12&icerikno=444 <p>Hz. Peygamber 400 heceri siyah dirhem olan mehri aldıktan <br /> sonra, Hz. Ebu Bekir, Selman-ı Farisi ve Bilal-i Habeşi'yi yeni ev <br /> için eşya almakla görevlendirdi. <br /> <br /> Kaynaklar Hz. Fâtımâ'nın çeyizinin son derece sade olduğunu <br /> anlatmaktadır. <br /> <br /> 1- Yedi dirhem değerinde bir gömlek<br /> 2- Dört dirhem değerinde bir başörtüsü<br /> 3- Hayber malı siyah bir kadife<br /> 4- Üzeri kaytan türü iplerle örtülüp bağlanmış bir divan<br /> 5- Mısır keteninden mamul, birinin içi lifle, öbürünün ise yünle <br /> doldurulmuş iki döşek<br /> 6- İçleri izhirden (bir çeşit kokulu bitkiden) doldurulmuş Taif <br /> derisinden dört yastık</p>